Showing posts with label goldfrapp. Show all posts
Showing posts with label goldfrapp. Show all posts

20080417

Theremin; Dokunmayı Sevmeyen Kadınlar İçin.





















Evvela şunu söyleyerek başlayayım; toplama albümlerden hiç ama hiç hazzetmem, hatta ekseriyetle mide bulandırıcı bulurum. Keza toplama albümler, ya dinleyiciler ya da satıcılar tarafından oluşturulmuş şeylerdir; satıcının derdi bir çok müzisyenin hit şarkısını bir araya getirerek topluca bir promosyona imza atmak gibi bir kurnazlıktan ibaretken, dinleyicinin topladığı albümlerde ise burnuma keskin bir yavanlık kokusu çalınır. Bunun naçizane sebebi, ortalama birinin, bir müzisyen tarafından kim bilir hangi düşüncelerle oluşturulmuş ve icra edilmiş bir albümün içindeki herhangi bir eseri diğerlerinden üstün görmesi ve bu sebeple albümlerin geneline değil, dayatılmış ve pohpohlanmış şarkılara konsantre olmasından başka bir şey değil. Küçükbaş hayvan pisliği gibi artan bir ivmeyle biteviye albüm toplama geleneğini, karışık kaset uygulamasından d.i.y. distro'larına ve sonra cd'lere, .rar dosyalarına kadar uzanan bir bayatlık olarak algılıyorum. Kişisel görüşümdür, kimseyi bağlamaz. Ama salt duygusal nedenlerle yapılmış toplama albümleri de bu tanımın dışında tutmak icab eder; sevgiliye verilen toplama kasetlerin, cd'lerin değeri, reklamlarda gözümüze gözümüze sokulan "küçücük şey"lerden çok daha büyüktür muhakkak. O yüzden bunları değerlendirirken daha farklı bir tanımlamaya gidebiliriz, bir ayrılığı anlatan ya da gidip de dönmeyişlere dair şarkılardan oluşmuş, veya bunlar gibi ortak özellikler etrafında şekillenmiş "tematik albüm"lerdir bunlar. İşbu yazının konusu olan albümün de benzer bir özellik taşıdığını iddia edebiliriz.

Kimisi sevgilisine rüşvet niyetine onbinlerce dolarlık kantaşı verirken, kimisi duygularını ifade etme adına toplama kasetlerden yardım alabilir; ve fakat kimse ama hiç kimse, sevdiği kadın için bir müzik enstrümanı yapmamıştır, Leon Theremin'den başka. Evet, hikayenin aslı öyle değil; mucit Leon Theremin, varolandan daha geniş bantlı bir radyo yapmaya çalışırken elektromanyetik dalgaların kontrol edilebildiğini ve belirli melodi kalıplarının çalınabildiğini farkeder ve bu şekilde theremin icat edilmiş olur. Ortaya çıkan bu enstrümanı tek telli bir gitar ya da o efsanelerde yaşayan oda büyüklüğünde bilgisayar olarak tahayyül edebiliriz; ama theremin'in günümüzdeki haline kavuşmasının en önemli müsebbibi, gelmiş geçmiş en büyük theremin virtüözü olarak kabul edilmiş, Clara Rockmore ve Leon Theremin'in Clara için beslediği akıl almaz aşktır.



Hikâye ve rivâyet olunur ki; Clara Rockmore'un 18. doğum günü partisi için özel bir pasta yapmakla görevlendirilen Leon Theremin, tıpkı theremin gibi elektromanyetik bir sistemle işleyen bir pasta tepsisi yapar; buna göre Clara ne kadar yaklaşırsa pasta o kadar hızlı dönecek, uzaklaştığında ise duracaktır. Rockmore'u tek kelimeyle büyüleyen bu olayın etkisi, bir de güzelliğiyle birleşince Leon, işte tam da o gün, büyük bir sevdaya düşecek ve aynı gün Clara'ya ilk evlenme teklifini ettikten sonra ilk red cevabını alacaktır. Hayatının o en büyük aşkını bulan Leon ile birlikte Clara aynı sevdaya düşmüş müdür bilinmez, ama bu büyüleyici manyetik alanın yörüngesine girdiği ve zamanla bu alanın en parlak güneşi olduğu bir gerçektir. "Akıl sağlığımı koruyor" dediği theremin'i saatlerce, günlerce çalar iken, şu an standart haline gelmiş teknikleri bulmakla kalmaz, bu tekniklerin ışığında enstrümanın en verimli şekilde kullanılmasına olanak tanıyacak şekilde yapılması gereken değişiklikleri de keşfederek eksik bir enstrümanın sevdayla birlikte bir bütün haline gelmesinin de müsebbibi olur. Yine aynı rivâyetlere göre, Soğuk Savaş etkisiyle yaşanan çeşitli ayrılıklardan ve toplumsal statünün getirdiği ayrımlardan ötürü Clara Rockmore da Leon Theremin'e aynı aşkla yıllarca bağlı kalmış. Her seferinde kendisini uzak tutmayı başarmış olsa da Esîr'e yolculuk edilen o korkunç anlarda, her tai chi nefesinde, elleriyle havaya çizdiği her harfte Leon'u tahayyül edermiş, işte sırf bu yüzden 60 yıl boyunca her seferinde gözlerini yumar, şarkı bitene kadar açmazmış.

Hikâye ve rivâyetlerden sıyrıldığımız vakit, Clara Rockmore ile birlikte anılması gereken önemli theremin virtüözleri arasında Lydia Kavina, Samuel Hoffman, Pamelia Kurstin gibi isimleri sayabiliriz. Kemanı bırakmak zorunda kalışıyla en sevdiği enstrümandan uzak kalan bendenizin uzun zamandan beri beslediği theremin aşkı, gün gelip de bu isimler arasına girmeye yeter mi bilmem ama, en azından bir albüm toplamak için itici güç oluşturduğu kesin. Kendisini çok farklı bir noktada gördüğüm için bu albüme girmemiş olsa da, Clara Rockmore eserlerine farklı zamanlarda değineceğiz; elimizdeki albümün ise farklı janrlarda müzik icra eden müzisyenlerin farklı dozlarda kullandığı theremin notaları üzerine kurulu olduğunu söyleyebiliriz.

Son olarak, kullandığım görselin hangi filme ait olduğunu belirten 500 kişi arasında noter huzurunda yapacağım çekilişle bir talihli, radyo anteni kazanacak. Artık theremin mi üretirsiniz, arkadaşınızın gözüne mi sokarsınız, beni alakadar etmez.

Şarkı listesi:

1- Garbage - Cup Of Coffee
2- Green Carnation - Maybe
3- Keane - Bedshaped
4- Magyar Posse - 2
5- Jem - Stay Now
6- Portishead - Humming
7- Hope Of The States - The American Revolution
8- Goldfrapp - Lovely Head
9- Laura - Non Serviam
10- Dinar Bandosu - Şaban'ın Rüyası

DOWNLOAD.

20080410

My Brightest Diamond - A Thousand Shark's Teeth






















Shara Worden,ne olduğuna hala anlam veremediğim, Ulusal Akordeon Şampiyonluğu gibi bir payeyi elinde bulunduran bir beyefendi ve organist bir hanımefendinin evladı olarak dünyaya gelmiş. Bu durumda, kişiliğinin temellerinin atıldığı yıllarda müzikle olağandışı bir şekilde haşır neşir olduğunu düşünmemiz için araştırmacı gazeteci olmamıza gerek yok. Kilise koroları, babadan jazz, anneden klasik müzik derken iyiden iyiye müzikle bir olan Worden'ın en beğendiği bestecilerden biri Henry Purcell'miş. Buna özellikle değiniyorum ki, hakikaten Worden'ın müziğinin "alt metninde" bir Purcell tınısı yakalamak mümkün. Tüm bunların yanında, Share Worden hanımefendinin -şahsi kanaatimce şebeğin önde yürüyeni olan- Sufjan Stevens ile birlikte çalışmışlığını da not düşebiliriz.

İşte bu hanımefendinin tek kişilik projesi My Brightest Diamond'ın, 2006 yılında çıkardığı Bring Me The Workhorse albümü, çok olumlu eleştirilerin sujesi olmuştu. Something Of And End, Dragonfly, The Good And The Bad Guy gibi şarkılar bu olumlu eleştirilerin paratonerliği görevini üstlenmişlerdi muhakkak, hala çoğumuzun zihninde ve dilindedir bu şarkılar. Ama My Brightest Diamond'ın bu başarısını salt şarkı yahut prodüksiyon başarısı olarak düşünmemek icab ediyor; bu durumun yegâne müsebbibi, Shara Worden'ın müzikal kalite algısı ve bu algıyı kolayca dinleyiciye yansıtabilmesidir kanaatimce.

Şu kertede indie-kadın-vokalist-projesi stereotipine değinmemiz gerekiyor. Bu durumda bir tasnifleme yapmamız, ve kabaca iki alt-başlıkta bu durumu değerlendirmemiz mümkün: Bir elimizde -benim Demet Akalın kalitesinden çok da yüksek görmediğim bir kalite ihtiva eden ve başarısını "hype" rüzgarına borçlu olan- CocoRosie, Róisín Murphy ve bunların türevleri; diğer elimizde ise Alison Goldfrapp, Imogen Heap gibi isimler var. Shara Worden, her ne kadar Sufjan Stevens ile çalışmış olsa da, Goldfrapp ve Heap gibi isimlerle anılması gereken bir 'müziyen'. En nihayetinde müziğinden başka sunacak bir şeyi yok ve bunu da layıkıyla yapıyor.

Yaptıklarını gözlemlemek adına elimizdeki yeni veri, aslında Haziran 2008'de çıkacağı açıklanan ve fakat nisan ayında sızan yepyeni albüm, A Thousand Shark's Teeth. Shara Worden bu albümle kendi çizdiği çizgilerinin dışına çıkmamış olsa da, belirgin bir gelişim ya da oturmuşluk kazanmış olduğunu iddia etmemiz mümkün. Bu da şöyle bir bakış açısının temelini atıyor; gerek albümdeki enstrüman kullanımı, gerek vokal karakteriyle "kadın vokalli indie grubu ürünü" değil, klasik müziğin çağımızdaki izdüşümüne denk gelecek bir albümün ortaya çıktığını düşünebiliriz. Bu noktada şarkılara da ucundan değinmek icab ederse; Inside A Boy'un tipik bir "a1" şarkısı olduğunu söyleyebilir, The Ice&The Storm'da belirgin bir Frou Frou göndermesine tanık olabiliriz. Ama bu iki favorinin yanında albümün gizli hazineleri kanımca To Pluto's Moon ve Bass Player ki bu da bizi neredeyse bütün ehemmiyetli şarkıların ard arda geldiği gerçeğine ulaştırıyor. Bu belki prodüksiyonla ilgili bir sorundur yahut 2 ay evvelden sızmış bir albümün barındırdığı ufak bir eksikliktir; ama müzikal açıdan albümün kalitesine gölge düşüremeyecek olduğundan şahsen benim hiç umrumda değil.

Sanatçı: My Brightest Diamond
Albüm: A Thousand Shark's Teeth

Şarkı listesi:
1- Inside A Boy
2- The Ice & The Storm
3- If I Were Queen
4- Apples
5- From The Top Of The World
6- Black & Costaud
7- To Pluto's Moon
8- Bass Player
9- Goodbye Forever
10- Like A Sieve
11- The Brightest Diamond

DOWNLOAD.